Ana içeriğe atla

Küçük Prens Hakkında Pek Bilinmeyen Şeyler

Basit bir çocuk kitabı gibi görünen ama aslında yaşam, sevgi ve aşk hakkında derin anlamlar içeren KüçükPrens'te bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır. Sahra Çölü'ne düşen pilotun Küçük Prens'le karşılaşması ile başlayan kitapta Küçük Prens'in ağzından Saint-Exupéry, insanların hatalarını ve aptallıklarını, büyüdükleri zaman unuttukları basit çocuk bakışını vurgular.

Kitapta Küçük Prens'in yaşadığı asteroidi (B612) bulan bir Türk astronomdur. Hatta bu astronom asteroidi uluslararası bir kongrede anlatır ama fesli kafası ve doğulu giysilerinden dolayı kimse onu dinlemez, ama bir Türk diktatörün kıyafet devrimi yapıp herkesi Avrupalı gibi giyinmeye zorlamasından sonra aynı astronom bu defa modern kıyafetlerle kongreye katılır ve herkes ikna olur. Atatürk'ü bir diktatör olarak tanıtan bu satırlar yüzünden uzun yıllar Türk okuyucusu kitabı sansürlü okudu. Yine bu yüzden kitap, eleştirilere maruz kalabileceği korkusuyla 2005 yılında ilköğretim öğrencilerine önerilmek üzere hazırlanmış olan 100 Temel Eser arasından maalesef çıkarıldı.

Dünya çapında çok okunan ve çok sevilen bu kitabın yazarı Saint Exupéry, kitabı yazdıktan altı yıl sonra Le Petit Prince adlı bir uçakla keşif uçuşu yaparken Akdeniz üzerinde kaybolur ve bir daha kendisinden haber alınamaz. Fransa'da çok sevilen Küçük Prens'in resmi 50 franklık banknotların üzerine bile basılmıştır.

1. Dünyada, kutsal kitaplar ve Das Kapital’den sonra en çok dile çevrilmiş ve en çok satan kitaptır. Her yıl yaklaşık iki milyon satmakta ve şu ana kadarki toplam satış miktarı 140 milyonu aşmaktadır. Dünya üzerinde toplamda 250’den fazla dil ve lehçeye çevrildi.

2. Kitap şu anki kısa hâline gelmeden önce aslında yaklaşık 1000 sayfalık bir eserdi Yazarı Saint-Exupéry’nin kitabı kısaltması üzerine söylediği tahmin edilen sözü açıklayıcı olacaktır: Mükemmelliğe, yazıya eklenecek hiçbir şey kalmadığında değil, yazıdan çıkarılacak hiçbir şey kalmadığında ulaşılır.

3. Kitaptaki tüm çizimler yazara ait suluboya çizimlerdir. Ayrıca kitap New York’ta bir otel odasında yazılmış ve ilk kez 1943 yılında basılmıştır.

4. Kitapta Saint-Exupéry’nin yaşamına ait birçok ayrıntının yer aldığı düşünülüyor. Kitaptaki gülün eşi Consuleo’yu,  gezegenlerin her birinin bir ülkeyi simgelediği ve  2. Dünya Savaşı’nın değiştirmekte olduğu düzene de kitapta yer verildiği düşünülür. Kitabın çıkış noktası olan çöl ise Saint-Exupéry’nin 1935’te bir uçuşu sırasında düştüğü ve bir şekilde kurtulmayı başardığı Sahra Çölü’dür.

5. Yazarın esrarengiz ölümü ve 65 yıl sonra gelen itiraf
Dünya Savaşı sırasında görevi gereği 31 Temmuz 1944’te Akdeniz semalarında havalanan yazardan bir daha haber alınamadı. Ta ki 1998 yılında Marsilyalı bir balıkçının yazara ait bilekliği bulana ve 2004 yılında yine Marsilya kıyılarında yapılan araştırmalar sonucu uçağın enkazı bulunana kadar. Ölümünden 65 yıl sonra, bir Alman pilotu Hors Rippert, yazarın kullandığı uçağı düşürdüğünü itiraf ediyor ve “içinde kimin olduğunu bilseydim ateş etmezdim,” diyor.

6. Kitabı Türkçeye çevirenler arasında Ahmet Muhip Dıranas, Cemal Süreya, Tomris Uyar ve Selim İleri gibi edebiyatımızın önemli isimleri vardır
İlk çevirisi 1953 yılında Ahmet Muhip Dıranas tarafından yapıldı ve tefrika hâlinde yayımlandı. Şu ana kadar 102 farklı Türkçe baskısı yapıldı.

7. Asteroid B-612: Küçük Prens’in yaşadığı gezegenin adı 1993 yılında keşfedilen 46610 numaralı asteroide verilmiştir. Burada küçük bir parantez açalım: 46610 sayısı bilgisayarcıların sıkça kullandığı on altılık sayı sisteminde (hexadecimal) B-612’ye (Fransızca: bésixdouze) denk geliyor.

8. Elli Frank: Fransa euro’ya geçmeden önce 50 frankların üzerinde Küçük Prens ve Saint-Exupéry’nin resimleri bulunuyordu.

9. Müzeler, köyler, havaalanları: Japonya’nın Hakone isimli şehrinde bir Küçük Prens müzesi bulunuyor. Ayrıca, Güney Kore’de Gyeonggi-do kentinde Küçük Prens temalı bir köy bulunuyor. Müze ve köy turistlerin uğrak noktalarından. 2000 yılında da yazarın doğup büyüdüğü Lyon’da bulunan havaalanına Saint Exupéry’nin adı verildi.

https://onedio.com/haber/kucuk-prens-hakkinda-pek-bilinmeyenler-254256

En Çok Okunanlar

Güneş Dil Teorisinden Ay Dil Teorisine Yolculuk

Güneş Dil Teorisi, Ömer Asım Aksoy döneminden sonra pırıltısını yitirmiş, teknoloji hep geriden takip etmiş, gâvur gogıl’ın, ekşisözlüğün, incisözlüğün bile Türkçe için daha kullanışlı ve yerel bir sözlük olduğu günümüzde, internette gezerken bakın TDK’nın sitesinde neye rastladım. Kaynakları “tarama resim” olduğundan, zengin kütüphanesindeki hiçbir sözcüğün arama motorlarıyla bulamayacağınız bir dökümana... Öncelikle teoriyi öğrenelim sonra da kendi yorumumuzu yapalım, son sözü de size bırakalım.

Kaos Seyir Defteri

Karmaşıklık ve Kaos Teorisi hakkında bulabildiğimiz tüm kitapların, yazıların, videoların kısacası tüm kaynakların listesini oluşturduk.

Makaleler:Kaos'un Keşfi: Kaosun tarihçesi ve felsefesi. Başlangıç için...

Determinizm ve Kaos: Timur Karaçay'ın birçoğumuza ilham veren makalesi. Matematiksel özet.

Go Sorunsalı Ve Kaotik Çözüm Arayışları: Efsane masaüstü "Go" oyunu ile Kaos Teorisi arasındaki bağın irdelenmesi.

Laplace Şeytanı, Kaos ve Kelebek Etkisi: Laplace'ın determinist önermesinden yola çıkarak yazılmış bir tanıtım.

Marksizm ve Kaos Teorisi: Kuramın diyalektik materyalizmle olan ilintileri...

Kaos'a Giden Yol: Laplace Şeytanı'yla başlayan bir serüven bugüne nasıl geldi. Ersan Şahin'in yazısı. (İnternetten beni bulup makalesinde referans gösterme inceliğini gösteren ilk insan.)

“Tıpta Ölümle Barışmak” -Tayfun Gönül ve Gediz Akdeniz

Kaos Videolar:Fraktallar ve Pürüzlülük Sanatı - Benoit Mandelbrot
https://www.ted.com/talks/benoit_mandelbrot_fractals_the_…

Immanuel Kant – Dünya Yurttaşlığı Amacına Yönelik Genel Bir Tarih Düşüncesi

Çeviren: Uluğ Nutku
Metafizik amaçla da olsa ne tür bir irade özgürlüğü kavramı oluşturulursa oluşturulsun, iradenin olgular dünyasındaki görünüşleri, yani insan eylemleri yine de her doğa olayı gibi doğa yasalarınca belirlenir. Tarih, sebepleri ne kadar derinlere gömülü olsa da, bu olguların anlatılışıyla ilgilidir; ve tarih insan iradesinin özgür eylemini geniş boyutlarda incelerken, özgür eylemde düzenli bir ilerleme olduğunu keşfedebileceği umudunu verir bizlere. Aynı şekilde, bireylerin eylemlerinde karmakarışık ve düzensiz olarak gözümüze çarpan şeyleri, bütün türün tarihi bakımından insanın özgün yeteneklerinin yavaş ama sürekli gelişimi olarak anlamayı umabiliriz.

Evliliklerin, doğum ve ölümlerin sayıları da bir kurala göre önceden hesaplanamaz gibi görünüyor; çünkü insanın özgür iradesinin bunlar üzerindeki etkisi pek büyüktür. Oysa büyük ülkelerin yıllık istatistikleri bunların da tıpkı hava değişmeleri gibi sabit doğa yasalarına bağlı olduklarını kanıtlıyor. Hava değişmeler…