Ana içeriğe atla

"Harita arazinin kendisi değildir." -Alfred Korzybski

Alfred Habdank Skarbek Korzybski (1879 -1950): genel anlambilimin kurucusu sayılan Polonya asıllı ABD'li bilim adamı ve düşünür. Dili kullanma ve dile tepki verme biçimlerinin incelenip arındırılması yoluyla insanın düşüncelerini kuşaktan kuşağa aktarma yeteneğini geliştirmeyi amaçlayan bir dilbilim felsefesi oluşturmuştur.

I. Dünya Savaşı sırasında Rus genelkurmayının istihbarat bölümünde görev yaptı. 1915'te askeri bir görevle ABD ve Kanada'ya gönderildi. Ekim Devrimi (1917) olunca ABD'de kaldı ve Fransa ile Polonya adına askeri görev aldı; daha sonra ABD vatandaşı oldu.

Korzybski'nin ortaya attığı genel anlambilim kuramı bireyin çevreyle ve öteki bireylerle ilişkilerindeki tepki verme alışkanlıklarını geliştirmeyi amaçlıyordu. Görelilik kuramı, kuvantum mekaniği, matematiksel mantık gibi disiplinlerden yararlanan Korzybski ve izleyicileri simgeler (sözcükler) ile gerçeklik (göndergeler) arasındaki farkları ve sözcüklerin insanın düşünme yeteneğini nasıl etkilediğini (yönlendirdiğini), nasıl sınırladığını açık seçik kavrayabilmek için, Aristotelesçi olmayan bilimsel bir temel oluşturmaya çalıştılar.

Genel anlambilim uygulamalı eğitimi özellikle vurgular; örneğin daha iyi değerlendirme alışkanlıkları yerleştirebilmek için, sözcüklerle hangi insanın, hangi zaman diliminin söz konusu edildiğini belirten adam 1, adam 37, ya da Roosevelt 1930, Roosevelt 1940 gibi endeksleme yöntemleri önerir. Bu kuram sonradan S.I. Hayekawa, Wendell Johnson ve başkaları tarafından geliştirilmiştir.

Korzybski'nin en ünlü yapıtı Science and Sanity: An Introduction to Non-Aristotelian Systems and General Semanties 'tir (1933; Bilim ve Ussallık; Aristotelesçi Olmayan Sistemlere ve Genel Anlambilime Giriş)

https://tr.wikipedia.org/wiki/Alfred_Korzybski

En Çok Okunanlar

Güneş Dil Teorisinden Ay Dil Teorisine Yolculuk

Güneş Dil Teorisi, Ömer Asım Aksoy döneminden sonra pırıltısını yitirmiş, teknoloji hep geriden takip etmiş, gâvur gogıl’ın, ekşisözlüğün, incisözlüğün bile Türkçe için daha kullanışlı ve yerel bir sözlük olduğu günümüzde, internette gezerken bakın TDK’nın sitesinde neye rastladım. Kaynakları “tarama resim” olduğundan, zengin kütüphanesindeki hiçbir sözcüğün arama motorlarıyla bulamayacağınız bir dökümana... Öncelikle teoriyi öğrenelim sonra da kendi yorumumuzu yapalım, son sözü de size bırakalım.

Kaos Seyir Defteri

Karmaşıklık ve Kaos Teorisi hakkında bulabildiğimiz tüm kitapların, yazıların, videoların kısacası tüm kaynakların listesini oluşturduk.

Makaleler:Kaos'un Keşfi: Kaosun tarihçesi ve felsefesi. Başlangıç için...

Determinizm ve Kaos: Timur Karaçay'ın birçoğumuza ilham veren makalesi. Matematiksel özet.

Go Sorunsalı Ve Kaotik Çözüm Arayışları: Efsane masaüstü "Go" oyunu ile Kaos Teorisi arasındaki bağın irdelenmesi.

Laplace Şeytanı, Kaos ve Kelebek Etkisi: Laplace'ın determinist önermesinden yola çıkarak yazılmış bir tanıtım.

Marksizm ve Kaos Teorisi: Kuramın diyalektik materyalizmle olan ilintileri...

Kaos'a Giden Yol: Laplace Şeytanı'yla başlayan bir serüven bugüne nasıl geldi. Ersan Şahin'in yazısı. (İnternetten beni bulup makalesinde referans gösterme inceliğini gösteren ilk insan.)

“Tıpta Ölümle Barışmak” -Tayfun Gönül ve Gediz Akdeniz

Kaos Videolar:Fraktallar ve Pürüzlülük Sanatı - Benoit Mandelbrot
https://www.ted.com/talks/benoit_mandelbrot_fractals_the_…

Immanuel Kant – Dünya Yurttaşlığı Amacına Yönelik Genel Bir Tarih Düşüncesi

Çeviren: Uluğ Nutku
Metafizik amaçla da olsa ne tür bir irade özgürlüğü kavramı oluşturulursa oluşturulsun, iradenin olgular dünyasındaki görünüşleri, yani insan eylemleri yine de her doğa olayı gibi doğa yasalarınca belirlenir. Tarih, sebepleri ne kadar derinlere gömülü olsa da, bu olguların anlatılışıyla ilgilidir; ve tarih insan iradesinin özgür eylemini geniş boyutlarda incelerken, özgür eylemde düzenli bir ilerleme olduğunu keşfedebileceği umudunu verir bizlere. Aynı şekilde, bireylerin eylemlerinde karmakarışık ve düzensiz olarak gözümüze çarpan şeyleri, bütün türün tarihi bakımından insanın özgün yeteneklerinin yavaş ama sürekli gelişimi olarak anlamayı umabiliriz.

Evliliklerin, doğum ve ölümlerin sayıları da bir kurala göre önceden hesaplanamaz gibi görünüyor; çünkü insanın özgür iradesinin bunlar üzerindeki etkisi pek büyüktür. Oysa büyük ülkelerin yıllık istatistikleri bunların da tıpkı hava değişmeleri gibi sabit doğa yasalarına bağlı olduklarını kanıtlıyor. Hava değişmeler…